İnkar edenler, "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her kavim için de bir yol gösteren vardır.

وَيَقُولُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْلَا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّهِ اِنَّمَٓا اَنْتَ مُنْذِرٌ وَلِكُلِّ قَوْمٍ هَادٍ

ve yeḳūlu (e)lleƶīne keferū levlā unzile ǎleyhi āyetun min rabbihi innemā ente munƶirun ve li kulli ḳavmin hādin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيَقُولُve yeḳūluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve diyorlar ki
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(ler)
4لَوْلَاlevlādeğil miydi?
5اُنْزِلَunzileن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirmeli
6عَلَيْهِǎleyhiona
7اٰيَةٌāyetunا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.bir ayet
8مِنْmin-nden
9رَبِّهِrabbihiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbi-
10اِنَّمَٓاinnemāşüphesiz
11اَنْتَentesen
12مُنْذِرٌmunƶirunن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.bir uyarıcı
13وَلِكُلِّve li kulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetlive hepsi için vardır
14قَوْمٍḳavminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhtoplumun
15هَادٍhādinه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.bir yol göstericisi

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kâfir olanlar derler ki: Rabbinden ona bir mûcize verilseydi ya. Şüphesiz ki sen, ancak korkutucusun ve her topluluğa hidâyet verensin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kâfir olanlar derler ki: Rabbinden ona bir mûcize verilseydi ya. Şüphesiz ki sen, ancak korkutucusun ve her topluluğa hidâyet verensin.

Adem Uğur

Kâfirler diyorlar ki: Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! (Halbuki) sen ancak bir uyarıcısın ve her toplumun bir rehberi vardır.

Ahmed Hulusi

O hakikat bilgisini inkar edenler: "O'na Rabbinden bir mucize inzal edilmeliydi ya!" derler. . . Sen ancak bir uyarıcısın. . . Her toplumun bir Hadiy'i (hakikati göstereni) vardır.

Ahmet Tekin

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler: 'Ona, hak peygamber olduğuna dair Rabbinden maddî bir mûcize indirilseydi ya!' derler. Halbuki sen sadece sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcısın. Her kavmin de, doğru yolu gösteren bir peygamberi, bir rehberi vardır.

Ahmet Varol

İnkâr edenler: 'Ona bir mucize indirilmeli değil miydi?' diyorlar. Sen sadece bir uyarıcısın. Her topluluğun bir yol göstericisi vardır.

Ali Bulaç

İnkar edenler derler ki: "Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya." Sen, yalnızca bir uyarıcısın ve her topluluk için bir hidayet önderisin.

Ali Fikri Yavuz

O kâfir olanlar diyorlar ki, O’na (Peygambere) Rabbinden, (istediğimiz başka) bir mûcize indirilse ya!... (Ey Rasûlüm) sen ancak kâfirleri kötü bir akıbetle korkutucusun. Her kavmin de (Allah’ın emirlerine davet eden bir rehberi), bir Peygamberi var.

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenler, üstelik şöyle dediler: "Efendisinden, Ona, bir mucize indirilmeliydi; öyle değil mi?" Sen, yalnızca bir uyarıcısın. Zaten her toplumun bir yol göstereni vardır.

Bayraktar Bayraklı

Kafirler diyorlar ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" Sen ancak bir uyarıcısın ve her toplumun da bir rehberi vardır.

Bekir Sadak

Inkar edenler: «Rabbinden ona bir mucize indirilmeli degil miydi?» derler. Sen ancak bir uyaricisin. Her milletin bir yol gostereni vardir. *

Celal Yıldırım

O inkâra sapanlar diyorlar ki: O'na (Muhammed'e) Rabbinden bir mu'cize, bir açık belge indirilseydi ya.. Sen ancak bir uyarıcısın ve her millet için yol göstericisindir. (2).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnkârcılar, “Ona rabbinden bir mûcize indirilse ya!” diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın; her topluluğun da bir kılavuzu vardır.

Diyanet İşleri

İnkar edenler, "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her kavim için de bir yol gösteren vardır.

Diyanet İşleri (eski)

İnkar edenler: 'Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?' derler. Sen ancak bir uyarıcısın. Her milletin bir yol göstereni vardır.

Diyanet Vakfi

Kâfirler diyorlar ki: Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! (Halbuki) sen ancak bir uyarıcısın ve her toplumun bir rehberi vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O kâfirler: «Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?» derler. Sen bir uyarıcıdan başka bir şey değilsin ve her kavim için bir hidayetçi vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O küfredenler diyorlar ki: "Ona Rabbinden bambaşka bir mucize indirilse ya!" Sen ancak bir uyarıcısın; her kavmin bir yol göstericisi vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

O küfredenler diyorlar ki ona rabbından bambaşka bir ayet indirilse ya... Sen ancak bir münzirsin, her kavm için yalnız bir hadi var

Erhan Aktaş

Kafirler, "Ona Rabb'inden bir ayet indirilmeli değil miydi?" diyorlar. Sen, yalnızca bir uyarıcısın. Ve her halkın bir yol göstericisi vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirler, "Ona Rabb'inden bir ayet indirilmeli değil miydi?" diyorlar. Sen, yalnızca bir uyarıcısın. Ve her halkın bir yol göstericisi vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörler, "Ona Rabb'inden bir ayet indirilmeli değil miydi?" diyorlar. Sen, yalnızca bir uyarıcısın. Bütün toplumlar için hidayete iletici Allah'tır.

Fizilal-il Kuran

Kâfirler «Muhammed'e, Rabb'inden bir mucize indirilseydi ya» derler. Oysa sen sadece bir uyarıcısın ve her toplumun bir doğru yol göstericisi vardır.

Gültekin Onan

Küfredenler derler ki: "Ona rabbinden bir ayet indirilseydi ya. Sen yalnızca bir uyarıcısın ve her topluluk için bir hidayet önderisin.

Hamdi Döndüren

İnkâr edenler, “Ona, Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?” derler. Sen ancak bir uyarıcısın, her toplumun bir yol göstericisi vardır.

Hasan Basri Çantay

O küfredenler: "Ona Rabbinden bir mu'cize indirilmeli değil miydi?" der (ler). Sen (Habibim) ancak bir münzirsin (eğri yolun encamını insanlara haber verensin), her kavmin de bir hidayet rehberisin.

Hasib Asutay

İnkâr edenler diyorlar ki 'Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!' (Hâlbuki) sen ancak bir uyarıcısın ve her toplumun bir rehberi vardır.

Hayrat Neşriyat

Hem inkâr edenler diyor ki: 'Ona Rabbinden (bizim istediğimiz) bir mu'cize indirilmeli değil miydi?' (Ey Resûlüm!) Sen, ancak (Allah’ın azâbı ile) bir korkutucusun ve her kavmin bir yol göstereni vardır.

İbni Kesir

Küfredenler, derler ki: Ona Rabbından bir ayet indirilmeli değil miydi? Sen; ancak bir uyarıcısın ve her kavmin bir yol göstericisi vardır.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlar diyorlar ki: “Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya!” (Oysa) sen sadece bir uyarıcısın; her toplumun da bir rehberi vardır.

Muhammed Esed

Bütün bunlara rağmen, hakkı inkara şartlanmış olanlar yine de (inanmaktan kaçınıyor ve) "Niçin o'na Rabbinden mucizevi bir alamet indirilmiyor?" diyorlar. (Fakat, (onlar ne derlerse desinler)) sen sadece bir uyarıcısın ve bütün toplumlar için (asıl) yol gösterici (Allah'tır).

Mustafa İslamoğlu

Bir de inkarda ısrar edenler, "Ona Rabbinden bir mucize indirilmesi gerekmez miydi?" diyorlar. Unutma ki sen sadece bir uyarıcısın: ve her topluluğun bir hidayetçisi zaten bulunmaktadır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o kâfir olanlar der ki: Onun üzerine Rabbinden alâmet indirilmiş olmalı değil mi? Sen ancak bir korkutucusun ve her kavim için bir rehber-i hidâyet vardır.

Ömer Öngüt

Kâfirler: “Ona Rabbinden bir âyet (mucize) indirilmeli değil miydi?” dediler. Sen ancak bir yol göstericisin ve her toplumun hidayet rehberi bir yol göstericisi vardır.

Suat Yıldırım

Kâfirler diyorlar ki: "Ona Rabbinden bir mûcize indirilmeli değil miydi?" Sen, ey Resulüm, sadece bir uyarıcısın. Her millete bir yol gösteren vardır.

Süleyman Ateş

İnkar edenler diyorlar ki: "Ona Rabbinden bir ayet indirmeli değil miydi?" Sen, ancak bir uyarıcısın, her toplumun bir yol göstericisi vardır.

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik edenler: "Ona Rabbinden bir ayet /mucize indirilseydi ya!" derler. (Ey Muhammed!) Sen sadece uyarılarda bulunan birisin. Her topluluğun bir yol göstericisi vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler) derler ki "Ona Rabbinden bir mucize (ayet) indirilseydi ya!" Sen sadece uyarıcısın. Her topluluğun bir yol göstericisi vardır.

Şaban Piriş

İnkar edenler: -Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi? derler. Oysa sen,sadece bir uyarıcısın. Her topluma doğru yolu gösteren biri vardır.

Tefhim-ul Kuran

Küfre sapanlar derler ki: «Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya.» Sen, yalnızca bir uyarıcısın ve her topluluk için bir hidayet önderisin.

Ümit Şimşek

İnkâr edenler, 'Rabbinden ona bir âyet indirilse ya' dediler. Sen ancak bir uyarıcı ve bütün toplumlar için bir yol göstericisin.

Yaşar Nuri Öztürk

Küfre sapmış olanlar şöyle derler: "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" Sen sadece bir uyarıcısın ve her topluluk için doğruyu ve iyiyi gösteren bir önder vardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kafir olanlar deyirlər: “Niyə ona Rəbbindən bir möcüzə endirilməyib?” Sən ancaq xəbərdar edənsən. Hər qövmün bir yolgöstərəni vardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Kafir olanlar: ″Məgər ona Rəbbindən bir möʼcüzə endirilməli deyildimi?″ – deyirlər. Sən ancaq (insanları Allahın əzabı ilə) qorxudansan. Hər tayfanın (doğru yol göstərən) bir rəhbəri (peyğəmbəri) vardır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Ungläubigen sagen: ʺWarum ist auf ihn kein wunderbares Zeichen herabgesandt worden?ʺ Du bist nur ein Warner. Jedem Volk haben Wir einen Gesandten bestimmt, der es rechtleitet.

Almanca — Der Edle Quran

Diejenigen, die ungläubig sind, sagen: ʺWenn doch ein Zeichen von seinem Herrn auf ihn herabgesandt würde!ʺ Du bist aber nur ein Überbringer von Warnungen. Und jedes Volk hat einen, der es rechtleitet.

Almanca — M. A. Rassoul

Und diejenigen, die nicht glauben, sagen: ʺWarum wurde kein Zeichen von seinem Herrn zu ihm herabgesandt?ʺ Du bist nur ein Warner. Und für jedes Volk wird ein Führer (eingesetzt)

Almanca — Muhammad Zaidan

Und diejenigen, die Kufr betrieben haben, sagen: ʺWürde ihm doch eine Aya von seinem HERRN hinabgesandt!ʺ Du bist nur ein Warner, und für jedes Volk gibt es einen Rechtleitenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Yet the infidels defiantly say: "If only a sign other than the Quran be revealed to him to evince both his wisdom and the truth of his mission!". But you are only a spectacle and a warning, and to every nation did Allah send a Messenger with the truth that guides into all truth.

Abdul Haleem

The disbelievers say, ‘Why has no miracle been sent down to him from his Lord?’ But you are only there to give warning: [earlier] communities each had their guide.

Abdullah Yusuf Ali

And the Unbelievers say: "Why is not a sign sent down to him from his Lord?" But thou art truly a warner, and to every people a guide.

Abul A'la Maududi

Those who refused to believe in you say: "Why has no (miraculous) sign been sent down upon him from his Lord?" You are only a warner, and every people has its guide.

Aisha Bewley

Those who are kafir say, ‘If only a Sign could be sent down to him from his Lord!’ You are only a warner. Every people has a guide.

Al-Hilali & Khan

And the disbelievers say: "Why is not a sign sent down to him from his Lord?" You are only a warner, and to every people there is a guide.

Ali Quli Qarai

The faithless say, ‘Why has not some sign been sent down to him from his Lord?’ You are only a warner, and there is a guide for every people.

Amatul Rahman Omar

And those who disbelieve say, `Why has no sign (of destruction) been sent down to him from his Lord?' While you are nought but a Warner and a Guide for every people.

Arthur John Arberry

The unbelievers say, 'Why has a sign not been sent down upon him from his Lord?' Thou art only a warner, and a guide to every people.

Bijan Moeinian

The disbelievers say: "If he had presented a miracle, we would have believed in him. " Your mission is to warn the people (not to impress them with the miracles. Besides, did the previous people submitted to the truth after having been exposed to so many undeniable miracles?) Every nation had a guiding teacher like you.

E. Henry Palmer

Those who misbelieve say, 'Unless a sign be sent down upon him from his Lord. ...' - Thou art only a warner, and every people has its guide.

Edip-Layth

Those who reject say, "If only a sign was sent down to him from his Lord." You are but a warner, and to every nation is a guide.

George Sale

The infidels say, unless a sign be sent down unto him from his Lord, we will not believe. Thou art commissioned to be a preacher only, and not a worker of miracles: And unto every people hath a director been appointed.

Hamid S. Aziz

They ask you to hasten on the evil rather than the good; yet examples come to pass before them: but your Lord is rich in forgiveness unto mankind despite their wrongdoing; but, verily, your Lord is also strict in punishment.

Mahmoud Ghali

And the ones who have disbelieved say, "Had there been a sign sent down upon him from his Lord!" Surely you are only a constant warner, and for every people a guide.

Marmaduke Pickthall

Those who disbelieve say: If only some portent were sent down upon him from his Lord! Thou art a warner only, and for every folk a guide.

Mohamed Ahmed - Samira

The unbelievers say: "Why no miracle was sent down to him by his Lord?" But you are only a bearer of warnings, and a guide for every nation.

Muhammad Asad

However, they who are bent on denying the truth [refuse to believe and] say, "Why has no miraculous sign ever been bestowed on him from on high by his Sustainer?" [But] thou art only a warmer; and [in God] all people have a guide.

Mustafa Khattab

The disbelievers say, "If only a sign could be sent down to him from his Lord." You ˹O Prophet˺ are only a warner. And every people had a guide.

Progressive Muslims

And those who reject Say: "If only a sign was sent down to him from his Lord. " You are but a warner, and to every nation is a guide.

Sahih International

And those who disbelieved say, "Why has a sign not been sent down to him from his Lord?" You are only a warner, and for every people is a guide.

Sam Gerrans

And those who ignore warning say: “Oh, that a proof were but sent down upon him from his Lord!” Thou art but a warner; and for every people is a guide.

Shabbir Ahmed

The rejecters of the Truth keep complaining, "Why has no miracle ever been bestowed upon him from his Lord?" You (O Prophet) are but a Warner for every nation there is and ever will be. (The Perfect Divine Guidance through the Prophet shall be preserved in the form of the Qur'an for all times and all peoples (6:34), (6:91), (6:116), (10:64), (15:9), (18:27), (41:53), (75:16-19). And his prime duty is to counsel mankind that false individual or collective systems of life only end up in disaster).

Syed Vickar Ahamed

And the disbelievers say: "Why is a Sign not sent down to him (the Prophet) from his Lord?"— You are truly a warner, and to every people there is a guide.

Taqi Usmani

The disbelievers say, "Why is it that no sign has been sent down to him from his Lord?" You are but a warner; and for every people there is a guide.

The Monotheist Group

And those who reject say: "If only a sign was sent down to him from his Lord." You are but a warner, and to every people is a guide.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ceux qui ont mécru disent: ʺPourquoi nʹa-t-on pas fait descendre sur celui-ci (Muhammad) un miracle venant de son Seigneur?ʺ Tu nʹes quʹun avertisseur, et à chaque peuple un guide.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku kafir bûne dibêjin: De bila ji Xwedayê wî mucîzeyek jê re bihata xwarê! (Ey Muhemmed) Bêguman tu bes hişyarkerî û ji bo her miletekî vexwînerê hidayetê heye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die ongelovig zijn zeggen: ʺHad er dan geen teken van zijn Heer tot hem neergezonden kunnen worden?ʺ Maar jij bent slechts een waarschuwer; voor elke gemeenschap is er een gids die de goede richting wijst.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De ongeloovigen zeggen: Zoolang hem geen teeken door zijn Heer wordt neder gezonden, zullen wij niet gelooven. Gij zijt alleen gelast te verkondigen en geen bewerker van mirakelen; en tot ieder volk werd er een leider gezonden.

Hollandaca — Siregar

En degenen die ongelovig zijn, zeggen: ʺWaarom is er geen Teken van zijn Heer naar hem (Moehammad) neergezonden?ʺ Voorwaar, jij bent slechts een waarschuwer en voor elk volk is er een leider (Profeet).

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И говорят те, которые стали неверными [мекканские многобожники]: «Почему ему [Мухаммаду] не ниспослано (ощущаемое) знамение от его Господа (как например посох Мусы или верблюдица Салиха)?» (Но не ты, о, Пророк, творишь чудеса, а только Сам Аллах) поистине, ты (о, Посланник) – только (предостерегающий) увещеватель, и у всякого народа есть наставник (который указывает им путь к довольству Аллаха)!

Rusça — Osmanov

Те, которые не уверовали, говорят: ʺПочему ему не ниспослано знамение от его Господа?ʺ Но, воистину, ты - всего лишь увещеватель, и у каждого народа есть тот, кто наставляет на прямой путь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och de som förnekar sanningen säger: ʺVarför har han inte fått ett tecken från sin Herre?ʺ Du är enbart en varnare, men (i Gud) har varje folk sin (högste) ledare.