Hud Suresi 87. Ayet — Elfaz
Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Babalarımızın taptığını, yahut mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana namazın mı emrediyor. Oysa sen gerçekten yumuşak huylu ve aklı başında bir adamsın."
1قَالُواḳālūonlar (şöyle) dedilerMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2يَاشُعَيْبُyā şuǎybuEY/HEY/AH Şu'aybNida Edatı+Özel İsim
3اَصَلٰوتُكَe SalātukeSaLâT'ın mı?/desteğin mi?(Zikrullah)Soru Eki+İsim+Zamirص ل وHayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükran
4تَأْمُرُكَte'murukeemreder sana?Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatabا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak
5اَنْenMasdar Harfi
6نَتْرُكَnetruketerketmemiziMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrت ر كTerk etmek, bırakmak, vazgeçmek, feragat etmek, ihmal etmek, atlamak, birine bir şey bırakmak.
7مَاmā-şeyleriİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
8يَعْبُدُyeǎ'buduhizmet/kulluk ettiği-Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek
9اٰبَٓاؤُ۬نَٓاābā'unābabalarımızın-İsim+Zamirا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmek
10اَوْevveyaBağlaç
11اَنْenMasdar Harfi
12نَفْعَلَnef'ǎle-faaliyetimiziMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrف ع لbir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durum
13فِيfī-dairHarf-i Cer
14اَمْوَالِنَاemvālināmallarımıza-İsim+Zamirم و لZenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak.
15مَاmāşekildeİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
16نَشٰٓؤُ۬اneşā'uistediğimizMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafiş
17اِنَّكَinnekedoğrusu senHarf-i Nasb+Zamir
18لَاَنْتَle entebirisinLam-ı Te'kid+Zamir
19الْحَلِيمُl-Halīmuyufka yürekliMarife (Belirlilik Takısı)+İsimح ل مRüya görmek, bir vizyona sahip olmak. Ergenliğe ulaşmak. Seminal sıvı salınımı yaşamak (uyanıkken veya uykuda), uykuda cinsel ilişki rüyası görmek. Anlayışlı veya merhametli olmak, kusurları affetmek ve gizlemek, tavırda ılımlı/nazik/temkinli/ağır olmak, sabırlı olmak.
20الرَّشِيدُr-raşīduakıllıMarife (Belirlilik Takısı)+Sıfatر ش دDoğru yolu takip etmek, iyi yönlendirilmiş olmak, gerçek yön, doğru hareket kuralı, dürüstlük, bir çocuğun/zekanın olgunluğu, kişinin işlerini yönetme kapasitesi.