İçlerinden öylesi var ki ona (Kur'an'a) inanır; yine onlardan öylesi de var ki ona inanmaz. Rabbin bozguncuları daha iyi bilendir.

وَمِنْهُمْ مَنْ يُؤْمِنُ بِهِ وَمِنْهُمْ مَنْ لَا يُؤْمِنُ بِهِ وَرَبُّكَ اَعْلَمُ بِالْمُفْسِدِينَ

ve minhum men yu'minu bihi ve minhum men lā yu'minu bihi ve rabbuke eǎ'lemu bi l-mufsidīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمِنْهُمْve minhumve içlerinde vardır
2مَنْmenkimse
3يُؤْمِنُyu'minuا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaniman eden
4بِهِbihiona
5وَمِنْهُمْve minhumve içlerinde vardır
6مَنْmenkimse
7لَا
8يُؤْمِنُyu'minuا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaniman etmeyen de
9بِهِbihiona
10وَرَبُّكَve rabbukeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükve Rabbin
11اَعْلَمُeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamedaha iyi bilir
12بِالْمُفْسِدِينَbi l-mufsidīneف س دyozlaşmak/bozulmak, geçersiz, çürümüş, kötü/taze olmayan/kirlenmiş, yanlış, kötü niyetli, hileli iş yapmak veya kötülük yapmak. fasad - yozlaşma/şiddet.bozguncuları

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlardan inanan da var, inanmayan da ve Rabbin bozguncuları daha iyi bilir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlardan inanan da var, inanmayan da ve Rabbin bozguncuları daha iyi bilir.

Adem Uğur

İçlerinden öylesi var ki ona (Kur'an'a) inanır, yine onlardan öylesi de var ki ona inanmaz. Rabbin bozguncuları en iyi bilendir.

Ahmed Hulusi

Onlardan, Ona (Kuran'a) iman edecekler de vardır, Ona iman etmeyecekler de! Rabbin bozguncuları (Esma'sıyla hakikatleri olarak) daha iyi bilir.

Ahmet Tekin

Onların içinden, Kur’ân’a iman edecekler var. Yine onların içinden Kur’ân’a iman etmeyecekler var. Rabbin bozguncuları iyi bilir.

Ahmet Varol

İçlerinden ona iman eden de var, iman etmeyen de. Rabbin bozguncuları daha iyi bilir.

Ali Bulaç

Onlardan ona inananlar var ve ona inanmayanlar da vardır. Rabbin bozgunculuk çıkaranları daha iyi bilir.

Ali Fikri Yavuz

Kâfirlerden Kur’an’a inanacak da var, iman etmiyecek de var. Rabbin müfsidleri çok iyi bilendir.

Ali Rıza Safa

Onların arasında, Ona inananlar ve Ona inanmayanlar vardır. Senin Efendin, bozgunculuk yapanları zaten bilir.

Bayraktar Bayraklı

İçlerinden kimi var ki ona inanır, kimi de ona inanmaz. Rabbin bozguncuları en iyi bilendir.

Bekir Sadak

Aralarinda ona inanan ve inanmayan vardir. Rabbin, bozgunculari daha iyi bilir. *

Celal Yıldırım

İçlerinden buna inanan da var, inanmayan da var. Rabbin ise müfsitleri (Hakk'ı yalanlayıp toplum içinde fitne ve fesad çıkaranları) bilir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onların arasında bu Kur’an’a inanan da var inanmayan da. Rabbin bozguncuları çok iyi bilmektedir.

Diyanet İşleri

İçlerinden öylesi var ki ona (Kur'an'a) inanır; yine onlardan öylesi de var ki ona inanmaz. Rabbin bozguncuları daha iyi bilendir.

Diyanet İşleri (eski)

Aralarında ona inanan ve inanmayan vardır. Rabbin, bozguncuları daha iyi bilir.

Diyanet Vakfi

İçlerinden öylesi var ki ona (Kur’an’a) inanır, yine onlardan öylesi de var ki ona inanmaz. Rabbin bozguncuları en iyi bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlardan ona (Kur'ân'a) inanacaklar da var, inanmayacaklar da var. Rabbin fesatçıları en iyi bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İçlerinden buna inanacaklar da var, inanmayacaklar da var! Rabbin o fesat çıkaranları en iyi bilendir!

Elmalılı Hamdi Yazır

İçlerinden buna inanacak da var, inanmıyacak da var, rabbın o müfsidlere a'lemdir

Erhan Aktaş

Onlardan kimi ona iman eder, kimi de ona iman etmez. Rabb'in bozgunculuk edenleri en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlardan kimi ona inanır, kimi de ona inanmaz. Rabb'in bozgunculuk edenleri en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlardan kimi ona inanır, kimi de inanmaz. Rabb'in bozgunculuk edenleri en iyi bilendir.

Fizilal-il Kuran

Onlardan kimi bu Kur'an'a inanır, kimi de inanmaz. Rabbin, kimlerin bozguncu olduğunu herkesten iyi bilir.

Gültekin Onan

Onlardan ona inananlar var ve ona inanmayanlar da vardır. Rabbin bozgunculuk çıkaranları daha iyi bilir.

Hamdi Döndüren

Onların arasında, hem ona inanacaklar hem de onu inkâr edecekler vardır. Ama senin Rabbin, bozgunculuk yapanları en iyi bilendir!

Hasan Basri Çantay

İçlerinden ona (Kur'ana) inanan kimseler vardır, ona inanmayanlar vardır. Rabbin fesadcıları çok iyi bilendir.

Hasib Asutay

İçlerinden öylesi vardır ki, ona (Kur'an'a) inanır, onlardan öylesi de vardır ki, ona inanmaz. Rabbin fesat çıkaranları en iyi bilendir.

Hayrat Neşriyat

Ve onlardan kimi ona (Kur’ân’a) îmân eder, içlerinden kimi de ona inanmaz. Rabbin ise, fesad çıkaranları en iyi bilendir.

İbni Kesir

İçlerinden kimisi buna iman eder, kimisi de iman etmez. Rabbın fesad çıkaranları daha iyi bilir.

Mehmet Okuyan

İçlerinden ona (Kur’an’a) inanan da var; inanmayacak olan da. Rabbin bozguncuları çok iyi bilendir.

Muhammed Esed

Onların içinde bu (ilahi vahye) hemen inanacak olanlar olduğu gibi, sonuna kadar inanmayacak olanlar da var; (ne olursa olsun) senin Rabbin bozgunculuk yapanları çok iyi bilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Onlar arasında bu mesaja inanacak olanlar olduğu gibi, hiç inanmayacak olanlar da var. Bir de, senin Rabbin bozgunculuğu iş edinenleri en iyi bilendir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlardan kimisi O'na imân eder ve onlardan kimisi de O'na imân etmez. Ve Rabbin müfsidleri pek ziyâde bilendir.

Ömer Öngüt

Aralarında ona (Kur'an'a) inanan da vardır, inanmayan da vardır. Rabbin fesat çıkaranları en iyi bilendir.

Suat Yıldırım

Onlardan Kur’ân’a iman edenler de var, iman etmeyenler de. Rabbin, hakkı yalanlayıp halk içinde fitne ve fesat çıkaranları pek iyi bilir.

Süleyman Ateş

Onlardan kimi, ona inanır, kimi de inanmaz. Rabbin bozguncuları çok iyi bilir.

Süleymaniye Vakfı

İçlerinden kimi Kur'an'a inanır kimi de inanmaz. Bozguncuları en iyi Rabbin /Sahibin bilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlardan kimi ona inanır, kimi de inanmaz. Rabbin bozguncuları iyi bilir.

Şaban Piriş

Aralarında ona inananlar da vardır; inanmayanlar da, Rabbin ise bozguncuları daha iyi bilir.

Tefhim-ul Kuran

Onlardan ona inananlar vardır ve onlardan ona inanmayanlar da vardır. Rabbin fesad çıkaranları daha iyi bilir.

Ümit Şimşek

Onlardan Kur'ân'a inanan da var, inanmayan da. Rabbin ise bozguncuları çok iyi bilir.

Yaşar Nuri Öztürk

İçlerinden buna inanacak var, inanmayacak var. Bozguncuları Rabbin daha iyi bilir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İçərilərində ona (Qurana) inananlar da var, ona inanmayanlar da. Rəbbin fitnə-fəsad törədənləri daha yaxşı tanıyır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Kafirlər) içərisində ona (Qurʼana) inanan da var, inanmayan da. Rəbbin fitnə-fəsad töʼrədənləri daha yaxşı tanıyandır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Unter ihnen werden manche an den Koran glauben, während andere nicht daran glauben werden. Dein Herr kennt die Unheilstifter bestens.

Almanca — Der Edle Quran

Und unter ihnen gibt es manche, die an ihn glauben, und unter ihnen gibt es manche, die nicht an ihn glauben. Dein Herr weiß sehr wohl über die Unheilstifter Bescheid.

Almanca — M. A. Rassoul

Unter ihnen sind solche, die daran glauben, und andere, die nicht daran glauben, und dein Herr kennt jene wohl, die Verderben stiften.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und unter ihnen sind manche, die den Iman an ihn verinnerlichen, und unter ihnen sind manche, die an ihn den Iman nicht verinnerlichen. Doch dein HERR ist allwissend über die Unrecht-Begehenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Nonetheless, among them are some who give credence to it and hold it as true and divine, while others do simply refuse to receive it with favour or consenting mind. But Allah, your Creator, knows best those who are characterized with prepensed malice.

Abdul Haleem

Some of them believe in it, and some do not: your Lord knows best those who cause corruption.

Abdullah Yusuf Ali

Of them there are some who believe therein, and some who do not: and thy Lord knoweth best those who are out for mischief.

Abul A'la Maududi

Of those some will believe and others will not. Your Lord knows best the mischief-makers.

Aisha Bewley

Among them there are some who have iman in it and some who do not. Your Lord best knows the corrupters.

Al-Hilali & Khan

And of them there are some who believe therein; and of them there are some who believe not therein, and your Lord is All-Aware of the Mufsidûn (evil-doers, liars).

Ali Quli Qarai

Some of them believe in it, and some of them do not believe in it, and your Lord best knows the agents of corruption.

Amatul Rahman Omar

There are some who will believe in this (Qur'ân) and there are others among them who will never believe therein, and your Lord knows very well those who act wrongfully.

Arthur John Arberry

And some of them believe in it, and some believe not in it. Thy Lord knows very well those who do corruption.

Bijan Moeinian

Some of these disbelievers believe in the Qur’an’s divine source (and eventually will embrace Islam) and some do not believe in it. Let it be known that God is fully aware of those who have chosen corruption as their way of life.

E. Henry Palmer

Of them are some who believe therein; and of them are some who do not believe therein; but thy Lord knows best who are corrupters.

Edip-Layth

Some of them acknowledge it, and some of them do not acknowledge it. Your Lord best knows the corrupters.

George Sale

There are some of them who believe therein; and there are some of them who believe not therein: And thy Lord well knoweth the corrupt doers.

Hamid S. Aziz

Yet they call that a lie the knowledge of which they cannot compass, even before its Taawil (interpretation, elucidation, explanation, fulfilment, effects) has reached them. Thus did those before them make charges of falsehood. But see what was the consequence for the unjust!

Mahmoud Ghali

And of them are the ones who believe in it, and of them are the ones who do not believe in it; and your Lord knows best the corruptors. .

Marmaduke Pickthall

And of them is he who believeth therein, and of them is he who believeth not therein, and thy Lord is Best Aware of the corrupters.

Mohamed Ahmed - Samira

Some of them will believe in it, some will not. Your Lord knows the transgressors well.

Muhammad Asad

And there are among them such as will in time come to believe in this [divine writ], just as there are among them such as will never believe in it; and thy Sustainer is fully aware as to who are the spreaders of corruption.

Mustafa Khattab

Some of them will ˹eventually˺ believe in it; others will not. And your Lord knows best the corruptors.

Progressive Muslims

And there are some of them who believe in it, and some of them do not believe in it. Your Lord is better aware of the transgressors.

Sahih International

And of them are those who believe in it, and of them are those who do not believe in it. And your Lord is most knowing of the corrupters

Sam Gerrans

And among them is he who believes in it; and among them is he who believes not in it. And thy Lord best knows the workers of corruption.

Shabbir Ahmed

And of them is he who believes in this (Qur'an), and of them is he who does not believe in it. And your Lord is best Aware of those who are bent upon denial and want corruption and disorder to go on.

Syed Vickar Ahamed

And of them there are some who believe in it, and (there are) some who do not (believe): And your Lord knows best those who are there to make mischief.

Taqi Usmani

And among them there are those who believe in it, and among them there are others who do not believe in it. And your Lord has the best knowledge about the mischief-makers.

The Monotheist Group

And there are some of them who believe in it, and some of them do not believe in it. Your Lord is better aware of the transgressors.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Certains dʹentre eux y croient, et dʹautres nʹy croient pas. Et ton Seigneur connaît le mieux les fauteurs de désordre.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Hin ji wan hene ku bawerî bi wê tînin û hin ji wan hene ku bawerî pê nayînin. Xwedayê te, bi xerabkaran bêhtir dizane.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En onder hen zijn er die erin geloven en onder hen zijn er die er niet in geloven, maar jouw Heer kent de verderfbrengers het best.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Er zijn sommigen van hen, die daaraan gelooven, en er zijn sommigen van hen, die niet daaraan gelooven en hun Heer kent de boosdoeners wel.

Hollandaca — Siregar

En onder hen zijn er die erin geloven, en onder hen zijn er die er niet in geloven, en jouw Heer kent de verderfzaaiers beter.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И среди них [среди твоего народа, о Мухаммад] есть такие, что уверуют в него [в Коран], и такие, что не уверуют в него (до самой смерти); и Господь твой лучше знает сеющих беспорядок [тех, которые не веруют в Коран] (и воздаст им за их деяния).

Rusça — Osmanov

Среди них есть такие, что уверуют в него (т. е. в Коран), и такие, что не уверуют в него. Твой Господь лучше знает [о том, что творят] нечестивцы.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Det finns bland ditt folk de som kommer att tro (på din förkunnelse) och det finns de som inte kommer att tro; din Herre vet bäst vilka de är som stör ordningen och sprider fördärv (på jorden).